08 Aralık 2021 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Cafer AKSAY > SON VAGON!
Cafer AKSAY

SON VAGON!

18.10.2021 10:26 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY
SON VAGON!

Değerli Dostlar; bu hafta sizlerle çocuklarımızı yetiştirirken dikkate almamız gereken bazı hususları paylaşalım istedim.

Özellikle çocuklarımızı ayakları üzerinde durabilecek şekilde yetiştirmeliyiz. Buna "medeni cesaret ya da özgüven" sahibi kişiler yetiştirmek desek yanlış olmaz.
Sağlıklı özgüven; kendine güven ve kendini kabul etmekten oluşur. Gururlu, kibirli olduğumuz veya diğer insanlardan daha iyi olduğumuzu düşündüğümüz anlamına gelmiyor. Kendimizi saygı duymaya layık ve değerli hissediyoruz. Bu durumda, benmerkezciliği bırakabiliriz, çünkü nasıl olduğumuzla ya da nasıl ölçüleceğimizle meşgul değiliz. Hedeflerimize doğru harekete geçerken, insan olarak kim olduğumuzu tanımlamıyorlar. Bu nedenle, özgüvenimiz, başarılarımızdan ya da başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğünden bağımsızdır. Yine de potansiyelimizi en üst düzeye çıkarmak için çaba sarf ederiz.

Çocukta özgüven, doğumla birlikte gelişmeye başlar ve hayat boyu gelişen bir olgudur. Çocuğun ilk yıllarında ailenin çocuğa verdiği mesajlar aracılığı ile gelişmekte olan özgüven, çocuğun okula başlamasıyla birlikte öğretmen ve arkadaşlarından oluşan çevresiyle gelişmeye devam eder. Çocuklarda özgüven gelişiminde pek çok önemli faktör vardır; ancak bunların en önemlisi bebeğin güvenle bağlandığı ilk kişiler, anne babalardır. Anne babanın çocuğa karşı tutumu, ebeveynlik stili, çocuktan beklentileri, çocuğun kendisiyle ilgili olumlu düşünceler geliştirmesinde yapıcı veya yıkıcı etkiler oluşturur.

Konunun ilham kaynağı aşağıdaki hikayedir.

Annesi ve babası, her yıl oğullarını, yazın büyükannesinin yanına gönderirken trende ona eşlik edip bir sonraki gün aynı trenle eve dönerlerdi. Biraz büyüdüğünde çocuk anne ve babasına dedi ki:
-Artık büyüdüm, bu yıl büyükannemin yanına tek başıma gitmeyi denesem, ne dersiniz?

Kısa bir tartışmadan sonra anne ve babası bu konuda fikir birliğine vardılar. İstasyonda ona el sallayıp uğurlarken ve vagonun penceresinden son tembihlerini yaparken çocuk aynı şeyleri tekrarlamaya devam etti.
-Evet , biliyorum, biliyorum, yüzlerce kez söylediniz…!
Tren kalkmak üzereydi ki babası:
-Oğlum olur ya; kendini rahatsız ve yalnız hissedersen ya da korkarsan bu senin için.! dedi ve oğlunun cebine bir şey koydu.
Ve çocuk artık tek başınaydı, etrafında yabancı insanlar birbirleriyle itişip kakışıyor, gülüyor, kompartımana girip çıkıyorlardı.

Kondüktör çocuğun biletine bakarken, yalnız yolculuk yaptığına dair bir yorum yaptı, birisi ona acır gibi baktı. Onu işaret edip fısıldayanlar oldu. Çocuk birden, kendini çok huzursuz hissetti ve rahatsızlığı her bakışla daha da arttı.
Başını önüne eğdi, koltuğun köşesinde adeta büzüştü ve gözyaşları yanaklarından süzülmeye başladı. İşte o anda babasının cebine bir şey koyduğunu hatırladı. Titreyen elleriyle, el yordamıyla o küçük kâğıt parçasını buldu ve açtı. Kağıtta şunlar yazılıydı:
-Oğlum, biz son vagondayız.
Çocukların uçmasına izin vermeliyiz, onlara güvendiğimizi göstermeliyiz ama, onlar hayatı göğüsleyene kadar da son vagonda olmalıyız.
Mükerrem Tollu 468x60
Etiketler : SON VAGON!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.