19 Eylül 2018 Çarşamba
Cafer AKSAY

KAPAN!

08.06.2018 09:13 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Cafer AKSAY

KAPAN!

 

Değerli Dostlar; bu günlerde seçim heyecanı toplumun her kesimini etkisi altına almış durumdadır. Zaman zaman gönül kırgınlığı oluyor. Sanki bir birimize hiç ihtiyaç duymayacakmışız gibi davranabiliyoruz.

 

Oysa bizlerin özellikle bu günlerde bir birimize her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Aşağıdaki hikâyeden yola çıkarak bu hafta birlik ve beraberliğin önemini yeniden paylaşmak istedim.

 

Elbette her ferdin kendine has bir düşüncesi olmalıdır. Burada bizlere düşen görev çevremizde ki insanların fikirlerine saygı göstermektir. Gönül kırmamaya dikkat etmeliyiz.

 

Eskiden dergâha gelen insanlara iki soru sorulurmuş.

 

1) Bu gün hiç gönül kırdın mı?

 

2) Namazını kıldın mı?

 

Şayet birinci soruya cevabın evet ise ikinci soru sorulmazmış. İnceliğe bakar mısınız? Biz böyle bir inceliğe sahip tarihi ve zengin bir kültür birikimi olan milletiz. Bu güzellikleri toplumun büyük bir kesiminde görmek istiyoruz.

 

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü.

 

Kendi kendine:

 

İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü. Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.

 

"Evde bir fare kapanı var! Evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı.

 

Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı: "Zavallı farecik... Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın" dedi.

 

Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla koyunun yanına koştu ve "Evde bir fare kapanı var! evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı. Koyun anlayışla karşıladı ama "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol" dedi. Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve , "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi. İnek; Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi.

 

Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı.

 

O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu.

 

Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti.

 

Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı. Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu.

 

Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu. Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi koyunu kesti. Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü.

 

Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı.

 

Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi.

 

Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise tehlike bir gün hepimiz içindir unutmayalım.

 

Şuna özellikle dikkat edelim ki; bizler her daim birbirimize muhtacız. Günlük hayatımızda bu düsturla çevremizde ki insanların kalbini kırmaz isek sosyal bütünlüğümüz ve toplumda ki birliğimiz daha da pekişir.

 

 

Etiketler : KAPAN!
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.